Nikkei 225 ve Genişlemecilik

48
Genişlemeciliğin Asya Zaferi: Sanae Takaiçi

Japonya siyasetinde 8 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen erken genel seçimler, Sanae Takaiçi liderliğindeki Liberal Demokrat Parti'nin (LDP) ezici bir zaferiyle sonuçlandı. Bu zafer, sadece Japon iç siyaseti için değil, küresel makroekonomik dengeler için de yeni bir paradigma anlamına geliyor.

Takaiçi'nin "Sanae-nomics" olarak adlandırılan ve merhum Şinzo Abe’nin mirasını daha agresif bir boyuta taşıyan genişlemeci ajandası, finansal piyasalarda büyük bir dalgalanma oluşturdu. Japan 225 (Nikkei) endeksi 57. 000 seviyesini aşarak tarihi rekorunu kırarken, bu durumun hem Japonya hem de dünya ekonomisi üzerindeki etkileri ufukta belirdi.

Nikkei 225: Likidite ve Risk İştahı

Takaiçi'nin zaferi sonrası Nikkei 225’teki %5’lik sıçrama, piyasanın siyasi istikrarı ve mali genişlemeyi satın aldığının en net göstergesidir.

Deçim vaatleri arasında yer alan teknolojik bağımsızlık ve savunma harcamalarının artırılması (2026 bütçesinde %4'lük bir artış öngörülüyor), endeksteki yarı iletken ve ağır sanayi hisselerini lokomotif haline getirdi.

Genişlemeci para politikası beklentisi, Yen üzerindeki baskıyı artırıyor. Zayıf Yen, Toyota ve Sony gibi dev ihracatçıların yurt dışı kazançlarının Yen bazında şişmesini sağlayarak endeksi yukarı iten temel katalizör işlevi görüyor.

Takaiçi yönetimi, şirketlerin nakit rezervlerini yatırıma veya temettüye dönüştürmesi için vergi teşvikleri vaat ediyor. Bu, öz sermaye karlılığını (ROE) artırarak yabancı yatırımcıların Japon borsasına olan iştahını sürdürülebilir kılıyor.

Japon Ekonomisindeki Yapısal Dönüşüm

Takaiçi’nin "sorumlu aktif maliye politikası" (Responsible Active Fiscal Policy), Japonya’nın on yıllardır süren deflasyonist sarmalından tam çıkış denemesidir.

Takaiçi, Japonya'nın devasa kamu borcuna rağmen bütçe disiplini yerine büyümeyi önceleyen bir tutum sergiliyor. Gıda maddelerinde %8’lik tüketim vergisinin askıya alınması ve enerji sübvansiyonları, hanehalkı tüketimini canlandırmayı hedefliyor.

Piyasaların en büyük merak konusu, Takaiçi'nin BoJ üzerindeki nüfuzudur. BoJ normalleşme ve faiz artırımı isterken, Takaiçi’nin genişlemeci ısrarı bir "kurumsal sürtüşmeye" yol açabilir. Ancak mevcut siyasi gücüyle Takaiçi'nin, BoJ'u düşük faiz ortamını korumaya zorlaması beklenmektedir.

3. Dünya Ekonomisine Etkileri: Küresel Likidite ve Jeopolitik Riskler

Japonya, dünyanın en büyük net alacaklısı ve sermaye ihracatçısıdır. Takaiçi'nin hamleleri küresel finansal mimariyi üç ana koldan etkileyecektir:

Yen Carry Trade ve Küresel Likidite: Japonya'nın faizleri düşük tutmaya devam etmesi, yatırımcıların düşük maliyetli Yen borçlanıp bu parayı yüksek getirili ABD veya gelişmekte olan piyasa varlıklarına yatırmasını (carry trade) destekler. Bu durum, küresel hisse senedi piyasaları için bir likidite pompası görevi görür.

Jeopolitik ve Arz Güvenliği: Takaiçi, Çin'e karşı daha sert bir duruş sergileyen ve ABD ile ittifakı (Trump yönetimiyle kurulan yakın diyalog dahil) güçlendiren bir lider. Japonya'nın savunma sanayisine ve kritik madenlerin tedarik zincirine yapacağı yatırımlar, küresel teknoloji ve savunma sektörlerindeki rekabeti kızıştıracaktır.

Küresel Enflasyon İhracı: Japonya'da artan iç talep ve zayıf Yen, emtia fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı kurabilir. Japonya'nın "ithal enflasyon" yaşaması, küresel fiyat istikrarı üzerinde dolaylı bir bozucu etki oluşturabilir.

Takaiçi dönemi, Japonya için "Yüksek Risk, Yüksek Ödül" dönemidir.

Kısa Vadede: Nikkei 225'in 60.000 sınırına doğru ivmelenmesi ve Yen'in dolar karşısında değer kaybının devam etmesi (155-160 bandı) olasıdır.

Orta Vadede: Enflasyonun kontrol edilemez hale gelip gelmeyeceği ve kamu borcunun sürdürülebilirliği (Fiscal Sustainability) sorgulanacaktır.

Bizler için Nikkei 225 artık sadece bir borsa endeksi değil, "Sanae-nomics"in başarısının bir barometresidir. Japon devlet tahvillerindeki (JGB) getiri eğrisini yakından izlemek, piyasadaki olası bir kırılma noktasını önceden görmek adına kritik olacaktır.
Nota
Kendime bir eleştiri:

Takaiçi’nin mali genişlemesi ile BoJ’un bağımsızlığı arasındaki olası çatışmayı "siyasi güçle çözülebilir" şeklinde basitleştirmem biraz iyimser bir yaklaşım olabilir. Merkez bankalarının piyasa kredibilitesi ile siyasi baskı arasındaki denge, öngördüğümden daha sancılı bir sürece (kur krizleri gibi) yol açabilir.

Aviso legal

As informações e publicações não se destinam a ser, e não constituem, conselhos ou recomendações financeiras, de investimento, comerciais ou de outro tipo fornecidos ou endossados pela TradingView. Leia mais nos Termos de Uso.